Sorgulamak


Dalıp düşünüyorum. Denize dalmak gibi değil bu durum. O derinliklerde güzellikler var. Benim daldığım yer ise düşünce deryası. Sorguluyor beyin... Hesap kitap işleri değil bunlar. Doğrularınızın ile gözlemlerinizin çarpışması durumu. Ee yaptım bunu ne oldu, ne kazadım, ne kaybettim? Kazanç da yok, kayıp da... Sadece arınma var. Farkındalık var.
Yani çevremde ne olup bitiyorsa, kim ne diyorsa, kim ne düşünüyorsa sizlerin ya da benim hakkımda inanın bilmem gerekeni kadarını biliyorum. Ama asla birşeyleri malzeme yada meze yapmayı seven biri olmadım. Hep kendimi şöyle rahatlattım. Gelen bir sözü cam bardağı gibi düşünün duvara atarsanız ne olur? Tuz ve buz. Süpürürsünüz ve hoop çöpe... İşte bana gelen bazı gereksiz söylemler yayılma dalgasına değilde, malesef çöpe gidiyor. Üzgünüm bazı kişilerin benden istediklerini veremediğim için. Yanlış kişiyim ben bu tip insanlar için...
Hadi bir oyun oynalım sizlerle; Satranç
Hayatın adı : Satranç (olsun)
Karşımdaki insanın daha önceki oyunlarını analiz ederek, bu sefer oyunu farklı kurmak adına yeni bir strateji ile oyuna başlayalım. Bu oyun kısa da olabilir uzunda. Hamleler başladığında, mutlak suretle bu oyunun bir galibi olacaktır değil mi?
Şah & Mat
Ne kadar severiz bu kelimeyi oyunun dışında bile günlük hayatta galibiyetin haykırışı gibi. Oyun bitti. Biri zekasını iyi kullandı. Diğeri gerizekalımı oldu şimdi?
Sonuç :
Satranç taşlarını topladık ve hepsini bir kutuya koyduk. Kaldırdık.
Ne oldu bizim şah matımıza nerdeler şimdi?

CONVERSATION

1 yorum:

Yorum Gönder

YUKARI
ÇIK