Ben ve Sabahlarım...


Günün en sevdiğim saatleridir sabah saatleri. Erken kalkarım genelde. Tabii, oğlun var, mecbursun erken kalkmaya demeyin sakın...
Yok ben gerçekten böyle alıştım. Okullar tatilken de böyleyim. Kendimi dinlemeyi severim, sakin geçen o iki saatim benimle başbaşa beni güne hazırlar. Sabah yürüyüşlerim, çayım, kahvaltım ve sabah haberlerim bana eşlik eder. 
Geçtiğimiz sabah bir tanıtım filmi izledim, o kadar güzeldi ki sizinle paylaşmak istiyorum. İzlemediyseniz mutlaka izleyin ve düşünün derim. Vermiş oldukları mesajla beni çok güzel yakaladı bu tanıtım filmi ve derinlere fırlattı attı. Kendime geldiğimde bir kez daha Allahıma bana verdikleri için şükrettim. Sağlığım, oğlum, eşim ve çekirdek ailem. Neydi beni bu kadar etkileyen?
“Beni Koşulsuzca Sevin” diyen bir çocuk sesi... Anlatıyordu. Ben otizmi olan bir çocuğum...
Ben otizmi olan bir çocuğum. Otistik değilim. Otizm karakterimin sadece bir bölümüdür. Beni tek başına tanımlayacak bir kavram değil. Siz düşünceleri, duyguları, yetenekleri olan bir birey misiniz yoksa sadece şişman, gözlüklü ya da sakar bir kişi mi?
Sosyalleşme konusunda bana yardım edin. Dışarıdan bakıldığında parktaki çocuklarla oynamak istemediğimi düşünebilirsiniz. Oysa bazen bunu nasıl yapacağımı yani onlarla nasıl konuşmaya başlayıp oyunlarına katılabileceğimi bilmiyor olabilirim. Diğer çocukları beni oyunlarına davet etme konusunda cesaretlendirmek işe yarayabilir. 

Lütfen beni koşulsuzca sevin. Keşke şöyle olsaydı.Keşke bunu yapabilseydi türünde düşünceleri kafanızdan uzaklaştırın. Siz ailenizin tüm beklentilerini karşılayabildiniz mi? Otizm benim seçimim değil. Unutmayın bu durumu ben yaşıyorum, siz değil. Sizin desteğiniz olmadan başarılı ve bağımsız bir hayat sürmem uzak bir ihtimal. Desteğiniz ve rehberliğinizle olasılık o kadar yüksek ki Söz veriyorum, ben buna değerim!

Sabır, sabır, sabır... Otizme bir eksiklik olarak değil, farklı bir yetenek olarak bakmaya çalışın. Evet sohbet sırasında gözlerinize bakmıyor olabilirim. Ama yalan söylemediğimi, oyunlarda hile yapmadığımı, arkadaşlarımla dalga geçmediğimi, insanlara önyargılarla yaklaşmadığımı hiç fark etmediniz mi? Evet belki bir sonraki Michael Jordan olamayabilirim ama detaycı bakış açım ve olağanüstü odaklanma kapasitemle bir sonraki Einstein, Mozart ya da Van Gogh olabilirim. Günümüzde bu kişilerin de otizmli olduğu düşünülüyor.

· Siz dayanağım olmazsanız bunu başaramam.

· Benim arkadaşım, öğretmenim, avukatım olun. Ne kadar yol alabildiğimi göreceksiniz.

İşte bu mektuptan bazı bölümleri sizinle paylaştım. Tamamını okumak yada izlemek isterseniz http://www.tohumotizm.org.tr/ sitesinden izleyebilirsiniz.
Aslında şu anki duygularımla yazsam inanın kitap olur ama lütlfen yardımsever olduğunuz kadar biraz da duyarlı olmaya çalışalım. Okuyun ya da izleyin; ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.





CONVERSATION

1 yorum:

Yorum Gönder

YUKARI
ÇIK